30 Mart 2012 Cuma

Giriş-Gelişme ve Sonuç


Yaklaşık 5 yıldır diffüz toksik guatr (Basedow Graves) hastasıyım, halk arasında zehirli guatr diye bildiğimiz bir tür gıcık hastalık...

2007 yılının şubat ayında 3-5 kuruş harçlığımı çıkartmak için pazarda avon sattığım günlerin sonunda kötü bir bronşite yakalanmıştım, yaklaşık 15 gün tedavi olduktan sonra bile 1 kat merdiven çıkınca nefes almakta zorlandığım için çok çabuk yoruluyor, kalbim pıt pıt atıyordu doktorum Atayla Gençoğlu'na kontrole gittiğimde sırtımı dinledi ve bronşitimden eser kalmadığını söyledi peki hastaneye koşarak mı geldin diye sordu yooo yürüdüm dedim sonra ellerini uzat dedi ellerim titriyordu, tiroid hastası olduğumu bir endokrinoloğa görünmemi tavsiye etti müthiş dikkatli doktorum, tavsiyesini dinledim ve gittim...

Çarpıntı, titreme, terleme, herkesin donduğu havalar da kapı cam açık oturma, saç, kirpik, kaş dökülmesi, iştah artışına rağmen zayıflama, depresyon,  kendinden nefret etme, kalbinin sesinden, huzursuzluktan geceleri uyuyamama dolayısıyla sabahları uyanamama gibi şikayetlerimin sebebinin basedow graves olduğu teşhis edildi...

2007 yılının nisan ayında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Endokrinoloji bölümünde tedaviye başladım, günde 2 thyromazol, 1 dideral ile başlayan ilaç tedavim, günde 8 thyromazoll, 3 diderale kadar çıkarak 3 yıl kadar sürdü, her ay kan tahlilleri, muayene, sıra bekleme, kavga gürültü derken t3 toksikozu devam ettiği için olumlu sonuç vermedi.

Tüm değerlerim hipotiroidi yi işaret ederken, t3 değerim yükselmekte ısrar etti dolayısıyla ilaç dozu da yükselmeye devam etti, bütün bunların sonucu ömür boyu 60-62 kg olan bana kalan 39 kg oldu, 58 kg ile başladığım tedavim 2010 yılının ocak ayında 96.8 kg ile son buldu, 100 kg ye 3 kala benim artık vazgeçtiğim andı.

Tartıda 96,8 kg yi gördüğüm gün iyileşmeye çalışmaktan vazgeçtim bir daha asla hastaneye gitmedim, tahlil yaptırmadım, sıra beklemedim, muayene olmadım, dideral dışında anti tiroid ilaç almadım ve kilo almadım 8 ay içinde, 36 kg verdim...

4 ay öncesine kadar graves ile ilgili hiç bir doktora gitmedim, 4 ay önce başlayan hiç bir ağrı kesicinin hafiletemediği çene kemiğime gömük iltihaplı 20 lik dişlerimden kurtulmak için gittiğim dişçinin tiroid hormonlarınız çok yüksek bu şekilde hiç bir anestezik alamazsınız dolayısıyla dişlerinizi çekemeyiz deyişiyle resmen alnımın ortasından kurşun yemişe döndüm...

Biliyorum hata ama çok ta umursamıyordum bu zamana kadar hastalığımı ve vücuduma yaptıklarını, o kadar bıkmıştım ki tedaviden, hastaneye gitmekten 26 yaşındaydım hastalandığımda ben 1 ayın 1 haftasını hastanede sıra bekleyip, kan aldırıp, muayene olarak geçirecek sabrım yoktu benim hala da yok.

Sonuç olarak baş belası 20 lik dişlerim sayesinde tekrar iyileşmeye çalışmaktan başka şansım yok, bu sefer bir kaç değişiklik yaptım hastanem Cerrahpaşa Tıp Fakültesi artık, doktorum da Prof.Dr.Ahmet Sadi Gündoğdu, ilk muayeneden sonra bu kadar uzun ilaç tedavisinin genellikle yapılmadığını ilaç tedavisine en fazla 1-1,5 yıl cevap vermeyen hastalar da başka tedavi yolları aranması gerektiğini söyledi, yine bir ton tahlil vs den sonra benim durumumda ki hastalarda, hasta gebe değilse veya 1 yıl kadar bebek yapmayı düşünmüyorsa (kaldı ki henüz evli bile değilim :) en uygun tedavinin radyoaktif iyot olduğu sonucuna varıldı.

3 Nisan 2012 günü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp A.B.D. de 12 mci radyoaktif iyot alacağım tabi öncesinde bir süre iyotsuz diyet yapmaya çalışıyorum :) peki neler yiyebiliriz? Bir sonra ki yazımda bulabilirsiniz...

Sevgiler
Angelius


Hit Counter
Free Hit Counter

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder